BLOG:modela

0 yorum var - 07 Kasım 2007 12:24

Bugün iş yerine geç kaldım. Sebebi ise Süleyman Sönmez’in şuradaki muhteşem blog konferansı analizini okumamdır. Yerimden kalkamadım, upuzun olmasına rağmen bırakamadım. “Baştan sona kadar izlediğim bir etkinliği yeniden ne okursun be adam?” diyebilirsiniz. Lakin başka gözle o havayı yeniden teneffüs etmek apayrı bir duygu. Katılanlarada tavsiye ediyorum.
oradaki yazı: http://www.gunesintamicinde.com/turkiye-blog-konferansi-07/

0 yorum var - 07 Kasım 2007 12:23

Gene erkenden kalkıp geçtim iş yerine, doğal olarakta bilgisayarın başına. Blogyazarları grubunda Eda Suner‘in mesajını gördüm. Blog Yazarları toplantısının ardından blogumu ziyaret etmek istediğini lakin wordpress.com uzantılı olduğundan göremediğini yazmış. Sadece Eda Suner değil birçok akrabam, dostum blogumu göremiyor ve wordpress.com‘dan tanıştığım birçok blogcu ile artık kırk yılda bir görüşebiliyorum.

Yasağın ilk günlerinde Adnan Hoca ve yandaşlarına çok kızmıştım. Bize bu hizmeti veren wordpress.com yapımcılarını ısrarla savunmuştum. Şimdilerde uzun bir sürenin ardından onlarında suçlu olduğunu düşünüyorum. Blogspot‘a hala alışamadım, kendi hostuma geçmek içinde fazlaca tembelim. Diğer blog servislerinide beğenmiyorum.

Anlıyamadığım bir kaç husus var. Adnan Hoca ile ilgilenen birçok devlet kurumu varken (polis,savcı,hakim) neden bloglar ona saldırıyorlar. Hemde tamamen kişisel haklar göz önüne alınarak. Mesela “Adnan Hoca delidir, 7 tane deli raporu vardır” gibi. Wordpress.com ise neden bunları savunuyor ve hala kapamıyor? Wordpress.com blog servisi değilmidir? Az önce neden bloglar ona saldırıyorlar dedim, oysaki blog mantığından uzaklar. Sadece yapı olarak bloglar. Blog nedir? Bildirgec‘ten bakabilirler diye düşünüyorum. Birçok alan adını almışlar ve aynı içerikleri yayınlamışlar. Oysa ben şirketimin ürünlerini tanıttığımda wordpress.com yayın içeriğimize aykırıdır deyip tamamı ile kapamışlardı.

Şimdilerde Türk Telekominikasyon Kurumu’na yaptığımız mail yollama kampanyasını wordpress.com‘ada yapılmasının taraftarıyım. Benim suçum ne? Maymundan geldiğine inanan insanların kendi görüşlerini yayınlayacaklarına tam aksini düşünen ve bu yönde propaganda yapan adama saldıran tavrının korunmasına, bu insanlar yüzünden binlerce güzide blogcunun mağdur edilmesinin sebebi nedir?

Yanlış mı düşünüyorum? Hakkaten siz söyleyin benim suçum ne?

Not: Bu yazıyı okuyan herkes mimlenmiştir. Konuyu bloglarınıza taşıyın wordpress yapımcılarına gönderme yapın.(rica)

0 yorum var - 07 Kasım 2007 12:23

Harika siteler sitesi olarak aklıma kazınmış olan sunipeyk‘te bir takım değişiklikler var. Barcamp İstanbul‘da görüşme fırsatı elde ettiğim sevgili sunipeyk’in yazarı sahip bizi yeniliklerden haberdar etmiş, gelecekteki projelerinden bahsetmişti. Şimdi siteye şöyle bir dalış yapınca tam hayal ettiğim sunipeyke ulaştığımı söyliyebilirim. Sayfa daha güncel ve takip edilir olduğunda daha iyi yerlere geleceğinden eminim. Takip edilir derken tam olarak biz yeni versiyona alıştığımızda demek istedim.

Gözümüze çarpan birkaç yenilikten bahsedelim;

  • Kategori sistemi tema sayesinde daha etkili kullanılmaya başlanmış. Fevkalede olmuş. Ufak bir ricam olacaksa kategorileri bize anlatan bir tanıtım yazısı faydalı olur gibi. Kimlerin işine yarar, ne, niçin ve nerelerde kullanılmalıdır gibi.
  • Sponsorluk (sağdaki küçük kutular) çalışması göze batan ve tasarımla uyum sağlayan bir yer edinmiş. Sayfayı ilk girdiğimde göze batan kutucuklar web tasarım firmalarına ya da kampanyasını kaliteli kullanıcılara ulaştırmak isteyen kurumlara yönelik iyi bir alternatif gibi.

Favori bölümlerim en çok okunan ve minipeyk ise kaybolmuş. (Göremediysek affola) En çok okunan bölümü yeni tasarımda “geçen hafta en çok bunlar okundu” diye değiştirmelerini ve minipeykin ise halka açılmasını buradan talep ediyoruz. Sunipeyk sosyomat ve benzeri sosyal ağlarda da boy gösteriyor. Bunları genişletmek ve sitenin amcına daha uygun olarak kullanmak için şöyle bir önerim daha var; Sunipeyk’in oyyladıkları. Bu sayede oyyla’da daha seçkin, kullanılabilir, gözden kaçırdığımız faydalı bilgilere sürekli takip ettiğimiz sunipeyk aracılığıyla ulaşabiliriz. Sunipeyk ekibinin gözüyle oyylakeyfi yaşarız. Birde merakla beklediğim peykit uygulaması var. Aldığımız duyumlara göre peykit ürün, hizmet ve kampanyalarını duyurmak isteyen şirketlere yönelik faydalı bir araç olarak doğacakmış. Benim bu husustada bir önerim olucak. Gittigidiyor, Hemalhemsat vb. ikinci el sitelerinde satış yapanların peykit uygulamalarından mutlak faydalanmaları gerektiğini düşünüyorum. Örnek vermek gerekirse bu tarz ikinci el satış sitelerinde en çok satılan ürünlerin oldukça fazla alternatifi var. Ya da aynı üründen birçok kişi satıyor. Talep olunca arzda gerçekleşiyor. Burada satıcıların seçkin ziyaretçi profilini kullanarak ikinci el satış sitelerindeki görüntüleme sayılarını yükseltmeleri rakip satıcılardan öne geçmelerini sağlar. Yani anlıyacağınız sadece şirketlere değilde satmak isteyen herkese açık olmalı ve bu özellik üstüne basa basa ziyaretçiye anlatılamalı.

Uzun lafın kısası tüm ekibe başarılar :)

0 yorum var - 07 Kasım 2007 12:22

Yeri geldiği zaman düşündüğümde hepsini bir kategoriye koysamda dostluklar bambaşka oluyor, kimi zamanda kabus. Her kabustan sonra bedavaya ders aldım diyorum ve avutuyorum kendimi. Halbuki hiçde öyle değil. Kırılmış oluyor kalbiniz, hatıralarınız ve en önemlisi geçirdiğiniz onca vakit. Şimdi en yalın haliyle dostlukları kategoriliyelim;

  • Ölümüne dostluk
  • Faydacı dostluk

Ölümüne dostlukta beraber büyüdüğünüz vatandaşlar genelde rol alır. Bir nevi mecburiyet vakası. Seçme şansınızda yoktur denilebilir. Ailenizden çok onu gördüğünüzden herşeyini bilir nasıl davranacağınızı önceden kestirebilirsiniz. Onu anne babasından çok tanır daha fazla anlarsınız. Oda sizi tabii ki. Öyle bir ömür gider, kader sizi ayırmaz ise tabut başında helalleşme şansınız bile olur.

Faydacı dostluk ise yeni nesil bir dostluk çeşididir. Sosyal ağlardan kanımıza kadar girmiş olan bu dostluk çeşidi gerçek hayatta ki ölümüne dostlarınıza bile bulaşabilir. Olay basittir esasında. İşiniz düştüğünde siz ondan yardım, işi düştüğünde de o sizden yardım alır. Nereye kadar hiç bilinmez. Belkide bir gün çıka gelir telekom çalışanları grev yapar olmadı fiber optiğinizi keser, buda sizin kopma sebebiniz olur. Hani arada belki kıyak geçersiniz telefonla arar ya da aranırsınız. Ağzınıza bir damla bal sürülür geçip gider. Olmadı belkide çürük dişiniz sızlar. Halbuki o sizin iyiliğinizi düşünmüştü.

Bu dostlukların dışında arada hayatınıza giren çıkanlarda olabilir. Sadece sizden faydalanmak ya da sadece faydalanmak istediğiniz insanlar. Bir invite atarsınız sitenize üye olurlar dostluk aha orda biter.

Ya bu işin sonu gelirse?

0 yorum var - 27 Eylül 2007 09:50

Bugün yaşım 21 oldu. Kartlaştım anlıyacağınız bir sene daha. Sabah kalktım bir heyecan pür dikkat. Nedense uzun zamandır yapmadığım yatak toplama olayına giriştim. Annemden daha güzel yatağımı topladım :) Küçüklüğüm aklıma geldi. Sene bin dokuz yüz bilmem kaç, ben veledim o zaman. Gece altıma yaptım mı anneminde haberi yoksa üstüne örtü falan atar üstüne yatardım. Daha sonra sabah olduğunda da annem olayı anlamasın (yatağa bakmasın) diye yatağımı kendim toplardım. Yılların tecrübesi annem annem ne oluyor bu çocuğa deyip hemen yatağa bakardı ve eline maşayı alırdı. Ben sana demedim mi gece yatarken çişini yap, eşşoğlu eşşek. Çat çut :=)

modela hakkında:

27.09.1986 doğumlu, 21 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul. Pazarlama olarak çalışıyor. http://www.omerenis.com adlı bir sitesi var.